Référence affichée : fr_fr
Validation : 0 % (0 / 6063 segments) · Traduit : 100 % (6063 / 6087)
110 segments · Connectez-vous pour annoter en marge.
L'original · fr_fr
Un deuxième palais, pas aussi grand que celui du Raja, mais à un très grand prix, pour les joueurs les plus riches.
La copie · tr_tr
Yalnızca Raca'nınkinden geri kalan, zengin bir oyuncu için büyük masraflarla inşa edilmiş bir saray.
L'original · fr_fr
Un temple privé pour le joueur - ou juste pour les villageois.
La copie · tr_tr
Oyuncu için - ya da yalnızca köylüler için - özel bir tapınak.
L'original · fr_fr
Un petit terrain sur lequel les joueurs peuvent construire.
La copie · tr_tr
Oyuncuların üzerine inşa etmesi için küçük bir arazi parçası.
L'original · fr_fr
Une petite maison pour les joueurs en visite.
La copie · tr_tr
Ziyaretçi oyuncular için küçük bir ev.
L'original · fr_fr
Une carrière de village, à partir de laquelle extraire les tonnes et les tonnes de grès nécessaires à de nombreux bâtiments indiens.
La copie · tr_tr
Birçok Hint binasının ihtiyaç duyduğu tonlarca kumtaşının çıkarıldığı bir köy taş ocağı.
L'original · fr_fr
Il y a longtemps, c'était une puissante forteresse, mais il ne reste aujourd'hui que des murs et des salles vides.
La copie · tr_tr
Çok eskiden bu güçlü bir kaleydi, ama bugün yalnızca yıkık duvarlar ve boş odalar kaldı.
L'original · fr_fr
Cet arbre à l'allure unique a été choisi par le mystérieux Sadhu pour s'éloigner de la société. Son tronc distinctif, grand et recouvert de feuilles, peut être vu de loin.
La copie · tr_tr
Bu benzersiz görünümlü ağaç, gizemli Sadhu tarafından toplumdan inzivaya çekilmek için seçilmiştir. Yapraklarla kaplı, uzun ve belirgin gövdesi uzaktan görülebilir.
L'original · fr_fr
Ce petit avant-poste commercial a été perdu depuis longtemps dans le désert grandissant. Ses coffres pourraient encore contenir des richesses.
La copie · tr_tr
Bu küçük ticaret karakolu, çok eskiden ilerleyen çöle yenik düşmüştür. Sandıkları hâlâ bir miktar zenginlik barındırıyor olabilir.
L'original · fr_fr
La maison et l'atelier du sculpteur du village, célèbre pour ses impressionnantes sculptures de dieux et de déesses hindous.
La copie · tr_tr
Hindu tanrı ve tanrıçalarının etkileyici oymalarıyla ünlü köy heykeltıraşının evi ve atölyesi.
L'original · fr_fr
Une maison pour un soldat du village, avec tout le nécessaire pour une bonne sieste entre deux patrouilles.
La copie · tr_tr
Bir köy askeri için bir ev; iki devriye arasında güzel bir şekerleme için gereken her şey.
L'original · fr_fr
Cette parcelle de terrain sans prétention est vitale pour le bien-être des villageois: c'est ici qu'ils cultivent les épices qui donnent du goût à leur nourriture.
La copie · tr_tr
Bu mütevazı arazi parçası, köylülerin esenliği için hayatidir: yiyeceklerine lezzet katan baharatları burada yetiştirirler.
L'original · fr_fr
C'est ici que commence la production des délicieuses rasgullas, avec la croissance de la précieuse canne à sucre.
La copie · tr_tr
Değerli şeker kamışının yetiştirilmesiyle, lezzetli rasgullaların üretimi burada başlar.
L'original · fr_fr
Cet impressionnant réservoir d'eau alimente les cultures du village toute l'année.
La copie · tr_tr
Bu etkileyici su deposu, köyün ekinlerine yıl boyunca su sağlar.
L'original · fr_fr
Une belle structure de pierre et de grès pour accueillir les divinités protectrices du village.
La copie · tr_tr
Köyün koruyucu tanrılarını ağırlamak için taştan ve kumtaşından yapılma yakışıklı bir yapı.
L'original · fr_fr
Cet arbre planté près du centre du village fournit de l'ombre lors des chaudes journées d'été.
La copie · tr_tr
Köyün merkezine yakın dikilen bu ağaç, sıcak yaz günlerinde gölge sağlar.
L'original · fr_fr
La maison du tisserand, confortable et avec un espace de travail couvert pour son métier à tisser.
La copie · tr_tr
Dokumacının evi; konforlu ve tezgâhı için üstü kapalı bir çalışma alanına sahip.
L'original · fr_fr
Un puits profond pour mieux aller chercher l'eau requise par les villageois.
La copie · tr_tr
Köylülerin ihtiyaç duyduğu suyu daha iyi çekmek için derin bir kuyu.
L'original · fr_fr
Les villageois indiens préparent de la nouriture goûteuse à base de riz et d'épices, sous la protection des valeureux guerriers rajpouts. Ils semblent très attachés à leurs nombreux dieux, mais déplorent la perte de leur fleuve sacré, le gange.
La copie · tr_tr
Hint köylüleri, güçlü Rajput savaşçılarının koruması altında pirinç ve baharatlardan lezzetli yemekler hazırlar. Birçok tanrılarına çok bağlı görünürler, ama kutsal nehirleri Kutsal Ganj'ın kaybına yas tutarlar.
L'original · fr_fr
Cette plante indienne miraculeuse est tout simplement un mouton que vous pouvez cultiver!
La copie · tr_tr
Bu mucizevi Hint bitkisi, aslında yetiştirebileceğiniz bir koyun gibidir!
L'original · fr_fr
De l'avis de la plupart des architectes indiens, le grès ordinaire est trop pâle et le grès rouge est trop brillant. Le grès ocre est juste comme il faut!
La copie · tr_tr
Çoğu Hint mimarına göre, sıradan kumtaşı fazla soluk, kırmızı kumtaşı ise fazla parlaktır. Toprak sarısı kumtaşı tam kıvamında!
L'original · fr_fr
Une version rouge du grès sculpté qui contraste agréablement avec la version classique.
La copie · tr_tr
Sıradan olanla hoş bir tezat oluşturan, oymalı kumtaşının kırmızı bir versiyonu.
L'original · fr_fr
Le riz est un grain polyvalent utilisé dans une multitude de plats indiens. Les carris végétariens et à base de poulet en utlisent.
La copie · tr_tr
Pirinç, çok sayıda Hint yemeğinde kullanılan çok yönlü bir tahıldır. Hem vejetaryen hem de Murgh Curry tariflerinde pirinç gerekir.
L'original · fr_fr
Les indiens sont très friands de grès, de manière excessive aux yeux des mineurs et des joueurs qui essaient de leur faire finir un fort ou un palais.
La copie · tr_tr
Hintliler kumtaşına çok düşkündür; bir kale ya da sarayı bitirmelerini sağlamaya çalışan Hint madencileri ve oyuncularına göre, fazlasıyla düşkün.
L'original · fr_fr
Grès enfin sculpté, idéal pour les bâtiments impressionnants mais élégants - de préférence en grande quantités.
La copie · tr_tr
Nihayet oyulmuş kumtaşı; etkileyici ama zarif binalar için ideal - tercihen muazzam miktarlarda.
L'original · fr_fr
Ce prospère village se concentre sur l'agriculture du riz et des épices pour les transformer en délicieuse nourriture épicée.
La copie · tr_tr
Bu müreffeh köy, pirinç ve baharat hasadına ve bunları lezzetli, baharatlı yemeklere dönüştürmeye odaklanır.
L'original · fr_fr
Créé pour approvisionner le palais voisin, ce hameau produit de la nourriture pour la cour.
La copie · tr_tr
Yakındaki sarayı beslemek için kurulan bu mezra, saray için yiyecek üretir.
L'original · fr_fr
Un village contrôlé par un joueur qui a gagné la confiance du peuple Indien.
La copie · tr_tr
Hint halkının güvenini kazanmış bir oyuncuya ait bir köy.
L'original · fr_fr
Un village appartenant à un joueur qui a gagné la confiance du peuple indien, avec des murs !
La copie · tr_tr
Hint halkının güvenini kazanmış bir oyuncuya ait bir köy - duvarlarıyla birlikte!
L'original · fr_fr
Collé autour du grand fort Rajput, ce petit village l'approvisionne avec de la nourriture, des armes et une quantité infinie de grès.
La copie · tr_tr
Büyük Rajput kalesinin çevresinde kümelenen bu küçük köy, ona yiyecek, silah ve sınırsız miktarda kumtaşı sağlar.
L'original · fr_fr
Ce puissant fort et son hameau adjacent a été créé pour protéger le palais voisin.
La copie · tr_tr
Bu güçlü kale ve bitişiğindeki mezra, yakındaki sarayı korumak için inşa edildi.
L'original · fr_fr
Ce village entourant le palais somptueux du Raja existe surtout servir ses caprices.
La copie · tr_tr
Bu köy, Raca'nın görkemli sarayını çevreler ve çoğunlukla onun heveslerine hizmet etmek için vardır.
L'original · fr_fr
Ce village entourant le palais somptueux du Raja existe surtout servir ses caprices.
La copie · tr_tr
Bu köy, Raca'nın görkemli sarayını çevreler ve çoğunlukla onun heveslerine hizmet etmek için vardır.
L'original · fr_fr
Ce fermier Adivasi, ou tribal, cultive le riz dans une jungle déforestée.
La copie · tr_tr
Bu adivasi (yani aşiret) çiftçisi, bir orman açıklığında pirinç yetiştirdi.
L'original · fr_fr
La vie est dure pour les femmes adivasi, cultivant le riz dans de petites parcelles, loin des majeures communautés Indiennes.
La copie · tr_tr
Adivasi kadınlar için hayat zordur; büyük Hint topluluklarından uzakta, küçük tarhlarda pirinç yetiştirirler.
L'original · fr_fr
Établi dans les forts, le forgeron de l'armée produit de pratiques armes en fer, en rêvant de créer des objets plus distinctifs. Il est dit qu'il est un peu jaloux de son homologue Normand.
La copie · tr_tr
Kalenin içinde yerleşmiş ordu demircisi, daha özgün eşyaların hayalini kurarken işe yarar demir silahlar üretir. Norman meslektaşını biraz kıskandığı söylenir.
L'original · fr_fr
Ce vif larka Indien rêve de devenir un Raja ou au moins général. Il va probablement finir paysan.
La copie · tr_tr
Bu canlı Hintli larka, bir Raca ya da en azından bir general olmayı düşler. Muhtemelen bir köylü olarak son bulacak.
L'original · fr_fr
Un véritable homme à tout faire, cet artisan indien fait des merveilles avec le bois d'acacia.
La copie · tr_tr
Gerçek bir tamirci olan bu Hintli zanaatkâr, akasya odunundan harikalar yaratır.
L'original · fr_fr
Même si elle adore préparer des plats au curry avec sa mère, Elle rêve de plus tard voyager au delà des frontières de son village.
La copie · tr_tr
Annesiyle birlikte köri hazırlamayı çok sevse de, büyüdüğünde köyünün sınırlarının ötesine seyahat etmeye kararlı.
L'original · fr_fr
Le marchand Indien se sent seul à attendre ses clients au milieu de nulle part... Cela lui laisse beaucoup de temps pour son passe-temps secret d'écriture de poèmes.
La copie · tr_tr
Hiçliğin ortasında müşteri beklemek yalnızlaştırıcı oluyor... Bu ona, gizli hobisi olan şiir yazmak için bolca vakit bırakıyor.
L'original · fr_fr
Cet exigeant bûcheron coupe seulement les meilleurs acacias pour les besoins de son village.
La copie · tr_tr
Bu titiz oduncu, köyünün ihtiyaçları için yalnızca en iyi akasya ağaçlarını keser.
L'original · fr_fr
Ce marchand dévoué voyage de villages en villages, échangeant les objets dans les endroits où ils sont le plus demandés. Il est même partant pour voyager dans des contrées étrangères.
La copie · tr_tr
Bu kendini işine adamış tüccar, malları en çok ihtiyaç duyulan yerlere taşıyarak köyden köye seyahat eder. Hatta yabancı diyarlara gitmeye bile razıdır!
L'original · fr_fr
Ce marchand adivasi, ou tribal, visite les villages voisins pour vendre les biens de sa communauté.
La copie · tr_tr
Bu adivasi (yani aşiret) tüccarı, topluluğunun mallarını satmak için yakındaki köyleri ziyaret eder.
L'original · fr_fr
Ce marchand exotique du fin fond de l'Arabie est spécialisé dans les produits de luxe.
La copie · tr_tr
Uzaklardaki Arabistan'dan gelen bu egzotik tüccar, lüks mallarda uzmanlaşmıştır.
L'original · fr_fr
Cette vieille marchande de village est spécialisée dans la vente de délices épicés Indiens.
La copie · tr_tr
Yaşlı bir köy kadını olan bu tüccar, sıcak ve baharatlı Hint lezzetlerini satmakta uzmanlaşmıştır.
L'original · fr_fr
Plus il creuse de grès, plus le village en demande. Il est quand même fier de se muscler.
La copie · tr_tr
Ne kadar çok kumtaşı kazarsa, köy o kadar fazlasını ister. Yine de kabaran kaslarıyla gurur duyar.
L'original · fr_fr
L'artiste du village ajoute une touche de fantaisie aux maisons du village avec ses briques décorées.
La copie · tr_tr
Köyün sanatçısı, süslü tuğlalarıyla köy evlerine tam da gereken fantezi dokunuşunu katar.
L'original · fr_fr
L'austère pandit s'occupe des rituels du village, s'assurant des bonnes récoltes et des enfants en bonne santé.
La copie · tr_tr
Çileci ve bilgili pandit, köyün ayinlerini gerçekleştirir; iyi hasatları ve sağlıklı çocukları güvence altına alır.
L'original · fr_fr
Femme fidèle du pandit, elle partage avec lui sa ferme conviction de vivre une vie pure et pieuse.
La copie · tr_tr
Panditin sadık eşi, onun saf ve dindar bir yaşam sürme inancını paylaşır.
L'original · fr_fr
Il construit, plante les cultures et fait sécher les briques... Salut le grand paysan, qui fait tourner les choses pendant que les soit-disants meilleurs se reposent !
La copie · tr_tr
İnşa eder, ekin diker, tuğla kurutur... Sözde efendileri dinlenirken işleri yürüten güçlü köylüye selam olsun!
L'original · fr_fr
De récolter les cultures à cuisiner, il n'y a pas de repos pour la villageoise. Au moins elles ont des rasgullas.
La copie · tr_tr
Ekin hasadından yemek yapmaya kadar, köyün kadınlarına rahat yok. En azından rasgullalar onların.