Referência exibida: en_us
Validação: 0% (0 / 6196 segmentos) · Traduzido: 100% (6196 / 6203)
413 segmentos · Entre para anotar à margem.
O original · en_us
Praying is more work than it looks.
A cópia · tr_tr
Dua etmek göründüğünden daha zor bir iştir.
O original · en_us
Blessings on you, my son.
A cópia · tr_tr
Sizi kutsuyorum, evladım.
O original · en_us
This should not be seen by outsiders...
A cópia · tr_tr
Bu, yabancılar tarafından görülmemeli...
O original · en_us
I manage those lands for my king. I am impatient to go back to the royal court.
A cópia · tr_tr
Bu toprakları kralım için yönetiyorum. Kraliyet sarayına dönmek için sabırsızlanıyorum.
O original · en_us
Norman tools are the finest in the world.
A cópia · tr_tr
Norman aletleri dünyadaki en iyileridir.
O original · en_us
Don't try fighting a man armed by me.
A cópia · tr_tr
Benim silahlandırdığım bir adamla dövüşmeye kalkışmayın.
O original · en_us
This land is viking land. England is viking land. Sicily is viking land. We rule! Today I come to trade. Tomorrow...
A cópia · tr_tr
Bu toprak Viking toprağıdır. İngiltere Viking toprağıdır. Sicilya Viking toprağıdır. Biz hükmederiz! Bugün ticaret için geldim. Yarın...
O original · en_us
Viking magic is powerful magic. Come and buy. I won't tell you what sacrifices were made to make those amulets strong.
A cópia · tr_tr
Gelin ve satın alın. Bu muskaları güçlendirmek için ne fedakârlıklar yapıldığını size söylemeyeceğim. Viking büyüsü güçlü bir büyüdür.
O original · en_us
Time to become something in the world!
A cópia · tr_tr
Dünyada bir şey olma zamanı!
O original · en_us
One day I will be a master alchemist!
A cópia · tr_tr
Bir gün usta bir simyacı olacağım!
O original · en_us
To arms! To arms! Montjoi Saint-Denis! All for one! To arms, citizens!
A cópia · tr_tr
Birimiz hepimiz için! Silah başına! Silah başına! Silah başına, vatandaşlar! Montjoi Saint-Denis!
O original · en_us
Apples are good, but why does nobody know how to make apple pies?
A cópia · tr_tr
Elmalar güzel, ama neden kimse elmalı turta yapmayı bilmiyor?
O original · en_us
It's said that agriculture is a noble occupation, and yet I've never seen a noble do any!
A cópia · tr_tr
Tarımın asil bir meslek olduğu söylenir, ama hiç asil birinin yaptığını görmedim!
O original · en_us
It is a little strange that only women build in our village.
A cópia · tr_tr
Köyümüzde inşaatı sadece kadınların yapması biraz tuhaf.
O original · en_us
When I was a baby, mum used to put calva in my milk so that I would sleep. Hips!
A cópia · tr_tr
Bebekken annem uyuyayım diye sütüme calva katardı. Hıçk!
O original · en_us
I like tripes less since I know how they are made.
A cópia · tr_tr
İşkembeleri nasıl yaptıklarını öğrendiğimden beri daha az seviyorum.
O original · en_us
Bam! Bam! You must strike the iron while it's hot!
A cópia · tr_tr
Bam! Bam! Demir tavında dövülür!
O original · en_us
Picking apples is child's play!
A cópia · tr_tr
Elma toplamak çocuk oyuncağı!
O original · en_us
My mom says it's my turn to pick up apples, but I did it yesterday already! Why is it up to kids to pick up apples when we don't even get to drink cider?
A cópia · tr_tr
Madem elma şarabı içmemize bile izin yok, neden elmaları toplamak çocuklara düşüyor? Annem elma toplama sırasının bende olduğunu söylüyor ama daha dün yaptım!
O original · en_us
I need a drink! A cider never hurt anyone.
A cópia · tr_tr
Bir elma şarabı kimseye zarar vermedi. Bir içkiye ihtiyacım var!
O original · en_us
In the name of the Father, the Son and the Holy Spirit… We're speaking to God, not you, $name.
A cópia · tr_tr
Biz Tanrı'yla konuşuyoruz, sizinle değil, $name. Baba, Oğul ve Kutsal Ruh adına...
O original · en_us
Magnificent! God bless this cathedral! God bless Normandy! I have come a long way. Impressive! I feel close to God.
A cópia · tr_tr
Tanrı bu katedrali kutsasın! Tanrı Normandiya'yı kutsasın! Etkileyici! Çok uzun bir yol katettim. Kendimi Tanrı'ya yakın hissediyorum. Muhteşem!
O original · en_us
I think I'll go play outside.
A cópia · tr_tr
Sanırım dışarıda oynayacağım.
O original · en_us
Why is nobody singing? I'm lonely, so lonely…
A cópia · tr_tr
Neden kimse şarkı söylemiyor? Yalnızım, çok yalnızım...
O original · en_us
I'm speaking to God, not you, $name.
A cópia · tr_tr
Tanrı'yla konuşuyorum, sizinle değil, $name.
O original · en_us
Long time since I last prayed…
A cópia · tr_tr
Son dua edişimden beri çok zaman geçti…
O original · en_us
Pater noster qui es in caelis: Sanctificetur nomen tuum. / Adveniat regnum tuum: Fiat voluntas tua, sicut in caelo, et in terra. / Panem nostrum quotidianum da nobis hodie. / Et dimitte nobis debita nostra, sicut et nos dimittimus debitoribus nostris. / Et ne nos inducas in temtationem. Sed libera nos a malo. /
A cópia · tr_tr
Göklerdeki Babamız, adın kutsal kılınsın. Adveniat regnum tuum: Fiat voluntas tua, sicut in caelo, et in terra. / Et dimitte nobis debita nostra, sicut et nos dimittimus debitoribus nostris. / Et ne nos inducas in temtationem. Sed libera nos a malo. / Panem nostrum quotidianum da nobis hodie. /
O original · en_us
I could do with some rest... Life here is a little dull. Nothing exciting ever happens here. I am tired.
A cópia · tr_tr
Biraz dinlenmem iyi olurdu... Yorgunum. Buradaki hayat biraz monoton. Burada hiç heyecan verici bir şey olmuyor.
O original · en_us
Hello, $name! Beautiful day, isn't it? It's going to rain, I can feel it. I didn't remember Normandy quite like that. I got some good sleep last night! I feel refreshed!
A cópia · tr_tr
Normandiya'yı pek böyle hatırlamıyorum. Dün gece çok güzel uyudum! Kendimi dinlenmiş hissediyorum! Güzel bir gün, değil mi? Merhaba, $name! Yağmur yağacak, hissediyorum.
O original · en_us
Thank God I'm wearing gloves.
A cópia · tr_tr
İyi ki eldiven giyiyorum, Tanrı'ya şükür.
O original · en_us
Hey! Watch what you are doing!
A cópia · tr_tr
Hey! Dikkat edin!
O original · en_us
Did you believe those ignorant farmers capable of building such constructions on their own ? Of course not!
A cópia · tr_tr
O cahil çiftçilerin böyle yapıları kendi başlarına inşa edebileceklerine inanır mıydınız? Elbette hayır!
O original · en_us
You wouldn't eat it if you knew how it was made.
A cópia · tr_tr
Nasıl yapıldığını bilseydiniz onu yemezdiniz.
O original · en_us
Any lumberman can make cider, but for calva, you need an expert!
A cópia · tr_tr
Herhangi bir oduncu elma şarabı yapabilir, ama calva için bir uzman gerekir!
O original · en_us
Preparing cider is not the worst job around here.
A cópia · tr_tr
Elma şarabı hazırlamak buralardaki en kötü iş değil.
O original · en_us
A well-made bottle makes for a successful potion!
A cópia · tr_tr
İyi yapılmış bir şişe, başarılı bir iksir sağlar!
O original · en_us
Every apple tree planted is extra cider barrels on the horizon!
A cópia · tr_tr
Dikilen her elma ağacı, ufukta ekstra elma şarabı fıçısı demektir!
O original · en_us
Only Master Vif-argent could have understood how to grow those abominations.
A cópia · tr_tr
Bu iğrenç şeyleri nasıl yetiştireceğini yalnızca Üstat Vif-argent anlayabilirdi.
O original · en_us
I'm at your service!
A cópia · tr_tr
Emrinizdeyim!
O original · en_us
Deal done, may God protect you!
A cópia · tr_tr
Anlaştık, Tanrı sizi korusun!
O original · en_us
Do you want to know how I survived all those years travelling alone with valuable merchandise?
A cópia · tr_tr
Değerli mallarla tek başıma yolculuk ederek bunca yıl nasıl hayatta kaldığımı bilmek ister misiniz?
O original · en_us
You do not want to know what happened to the man who gave me that scar. But you can buy the blade I used.
A cópia · tr_tr
Bana bu yara izini bırakan adama ne olduğunu bilmek istemezsiniz. Ama kullandığım kılıcı satın alabilirsiniz.
O original · en_us
Building, building, like only a woman could! Men don't have the neatness needed for precision work. This is going to be one fancy building.
A cópia · tr_tr
Erkeklerin hassasiyet gerektiren işler için gereken titizliği yoktur. Bu çok zarif bir bina olacak. İnşa ediyorum, inşa ediyorum, ancak bir kadının yapabileceği gibi!
O original · en_us
"Get this, get that", they say. One day I won't! I won't!
A cópia · tr_tr
"Şunu getir, bunu getir", diyorlar. Bir gün getirmeyeceğim! Getirmeyeceğim!
O original · en_us
Why am I always the one sent to pick stuff up?
A cópia · tr_tr
Neden hep eşya almaya gönderilen ben oluyorum?
O original · en_us
Looks like my lazy husband produced something for once.
A cópia · tr_tr
Görünüşe göre tembel kocam bir kez olsun bir şey üretmiş.
O original · en_us
Off to pick up a ton or two of building materials. I'm stronger than I look.
A cópia · tr_tr
Bir iki ton inşaat malzemesi almaya gidiyorum. Göründüğümden daha güçlüyüm.
O original · en_us
My bread is the best in the village.
A cópia · tr_tr
Ekmeğim köyün en iyisidir.
O original · en_us
A man's drink, prepared by a woman.
A cópia · tr_tr
Bir erkek içkisi, bir kadın tarafından hazırlanır.
O original · en_us
Preparing the cider is not the worst job around here.
A cópia · tr_tr
Elma şarabı hazırlamak buralardaki en kötü iş değil.