표시된 기준: en_us
번역됨: 100% (6061 / 6068)
검증: 0% (0 / 6061개 세그먼트)
4724개 세그먼트
기준 · en_us
This lively Indian larka dreams of becoming a Raja or at least a general. He will probably end up as a peasant.
번역 · tr_tr
Bu canlı Hintli larka, bir Raca ya da en azından bir general olmayı düşler. Muhtemelen bir köylü olarak son bulacak.
기준 · en_us
A real handyman, this Indian craftsman makes wonders from acacia wood.
번역 · tr_tr
Gerçek bir tamirci olan bu Hintli zanaatkâr, akasya odunundan harikalar yaratır.
기준 · en_us
Much as she loves preparing curries with her mother, when she grows up she is determined to travel beyond her village's borders.
번역 · tr_tr
Annesiyle birlikte köri hazırlamayı çok sevse de, büyüdüğünde köyünün sınırlarının ötesine seyahat etmeye kararlı.
기준 · en_us
It gets lonely waiting for customers in the middle of nowhere... It leaves him a lot of time for his secret hobby of writing poetry.
번역 · tr_tr
Hiçliğin ortasında müşteri beklemek yalnızlaştırıcı oluyor... Bu ona, gizli hobisi olan şiir yazmak için bolca vakit bırakıyor.
기준 · en_us
This demanding lumberman only cuts down the finest acacia trees for his village's needs.
번역 · tr_tr
Bu titiz oduncu, köyünün ihtiyaçları için yalnızca en iyi akasya ağaçlarını keser.
기준 · en_us
This dedicated merchant travels from villages to villages, moving goods where they are most needed. He is even willing to travel to foreign lands!
번역 · tr_tr
Bu kendini işine adamış tüccar, malları en çok ihtiyaç duyulan yerlere taşıyarak köyden köye seyahat eder. Hatta yabancı diyarlara gitmeye bile razıdır!
기준 · en_us
This adivasi, or tribal, merchant visits nearby villages to sell his community's goods.
번역 · tr_tr
Bu adivasi (yani aşiret) tüccarı, topluluğunun mallarını satmak için yakındaki köyleri ziyaret eder.
기준 · en_us
This exotic merchant from far-away Arabia specialises in luxury goods.
번역 · tr_tr
Uzaklardaki Arabistan'dan gelen bu egzotik tüccar, lüks mallarda uzmanlaşmıştır.
기준 · en_us
An old village woman, this merchant specialises in selling hot and spicy Indian delicacies.
번역 · tr_tr
Yaşlı bir köy kadını olan bu tüccar, sıcak ve baharatlı Hint lezzetlerini satmakta uzmanlaşmıştır.
기준 · en_us
The more he digs up sandstone, the more the village require. He is proud of his bulging muscles, though.
번역 · tr_tr
Ne kadar çok kumtaşı kazarsa, köy o kadar fazlasını ister. Yine de kabaran kaslarıyla gurur duyar.
기준 · en_us
The village artist adds just the right touch of fantasy to the village houses with his decorated bricks.
번역 · tr_tr
Köyün sanatçısı, süslü tuğlalarıyla köy evlerine tam da gereken fantezi dokunuşunu katar.
기준 · en_us
The austere and leaned pandit performs the village's rituals, ensuring good harvests and healthy children.
번역 · tr_tr
Çileci ve bilgili pandit, köyün ayinlerini gerçekleştirir; iyi hasatları ve sağlıklı çocukları güvence altına alır.
기준 · en_us
Devoted wife of the pandit, she shares his firm belief in living a pure, godly life.
번역 · tr_tr
Panditin sadık eşi, onun saf ve dindar bir yaşam sürme inancını paylaşır.
기준 · en_us
He builds, he plant crops, he dries bricks... Hail the mighty peasant, who keeps things running while his so-called betters rest!
번역 · tr_tr
İnşa eder, ekin diker, tuğla kurutur... Sözde efendileri dinlenirken işleri yürüten güçlü köylüye selam olsun!
기준 · en_us
From harvesting crops to making food, there is no rest for the village's women. At least they get the rasgullas.
번역 · tr_tr
Ekin hasadından yemek yapmaya kadar, köyün kadınlarına rahat yok. En azından rasgullalar onların.
기준 · en_us
His waistline has expended from indulging too much in sweets and his love of diamonds can get excessive, but when danger threatens he will still take his sword out and defend his people.
번역 · tr_tr
Tatlılara fazla düşkünlüğünden beli kalınlaştı ve elmas sevgisi aşırıya kaçabilir, ama tehlike geldiğinde yine de kılıcını çekip halkını savunacaktır.
기준 · en_us
This mighty Rajput warrior is as proud of his mustache as he is of his bravery in battle.
번역 · tr_tr
Bu güçlü Rajput savaşçısı, bıyığıyla, savaştaki cesaretiyle olduğu kadar gurur duyar.
기준 · en_us
The lovely wife of the Raja runs the palace and takes care of the villagers. When she is not busy trying on a new saree, of course.
번역 · tr_tr
Raca'nın sevimli karısı sarayı yönetir ve köylülerle ilgilenir. Tabii yeni bir sari denemekle meşgul olmadığı zamanlarda.
기준 · en_us
This rich and elegant woman still rues the day she failed to marry a proper Raja.
번역 · tr_tr
Bu zengin ve zarif kadın, hâlâ uygun bir Raca ile evlenmeyi başaramadığı güne yas tutar.
기준 · en_us
This mysterious holy man is determined to understand the nature of the Minecraft world, even if he has to meditate until illumination comes.
번역 · tr_tr
Bu gizemli kutsal adam, aydınlanma gelene dek meditasyon yapmak zorunda kalsa bile, Minecraft dünyasının doğasını anlamaya kararlıdır.
기준 · en_us
This master craftsman turns blocks of stone and sandstone into great statues of Hindu gods.
번역 · tr_tr
Bu usta zanaatkâr, taş ve kumtaşı bloklarını Hindu tanrılarının muhteşem heykellerine dönüştürür.
기준 · en_us
The unassuming but essential smith produces the village's simple but effective tools.
번역 · tr_tr
Gösterişsiz ama vazgeçilmez demirci, köyün basit ama etkili aletlerini üretir.
기준 · en_us
Brash and macho, this Rajput soldier will die to protect his village. Again and again, if required.
번역 · tr_tr
Atak ve maço olan bu Rajput askeri, köyünü korumak için ölür. Gerekirse tekrar tekrar.
기준 · en_us
This prosperous landlord and farmer owns half the village and behaves as if the rest was already his.
번역 · tr_tr
Bu müreffeh toprak ağası ve çiftçi köyün yarısına sahiptir ve geri kalanı çoktan onunmuş gibi davranır.
기준 · en_us
An expert at making wool from cotton, something once thought impossible. Can also dye it and make carpets.
번역 · tr_tr
Bir zamanlar imkânsız sanılan bir şey olan, pamuktan yün yapma konusunda uzman. Ayrıca onu boyayabilir ve halı yapabilir.
기준 · en_us
A special building for the Shaman to commune with and appease helpful spirits.
번역 · tr_tr
Şaman'ın yardımsever ruhlarla iletişim kurması ve onları yatıştırması için özel bir bina.
기준 · en_us
A home for the Inuit craftsman who specialize in weapons and armor.
번역 · tr_tr
Silah ve zırh konusunda uzmanlaşmış İnuit zanaatkârı için bir ev.
기준 · en_us
The workshop of the Inuit craftsman who specializes in weapons and armor.
번역 · tr_tr
Silah ve zırh konusunda uzmanlaşmış İnuit zanaatkârının atölyesi.
기준 · en_us
A poor excuse for a hovel built by poor excuses for Inuit who were forced into exile for taking more than their fair share, not caring about the good of the community, or accidental murder.
번역 · tr_tr
Hakkından fazlasını aldığı, topluluğun iyiliğini umursamadığı ya da kazara cinayet işlediği için sürgüne zorlanmış zavallı İnuitlerin yaptığı, derme çatma bir kulübe bozuntusu.
기준 · en_us
A field where cows like to roam.
번역 · tr_tr
İneklerin dolaşmaktan hoşlandığı bir tarla.
기준 · en_us
The house of the carver, where she makes her carvings and cauldrons.
번역 · tr_tr
Oymacı kadının, oymalarını ve kazanlarını yaptığı evi.
기준 · en_us
The main building of a large Inuit village that focuses on all aspects of life and thrives at it.
번역 · tr_tr
Yaşamın tüm yönlerine odaklanan ve bunda gelişen büyük bir İnuit köyünün ana binası.
기준 · en_us
A farm for growing potatoes.
번역 · tr_tr
Patates yetiştirmek için bir çiftlik.
기준 · en_us
A farm for growing wheat.
번역 · tr_tr
Buğday yetiştirmek için bir çiftlik.
기준 · en_us
A place for the Inuit food preparer to create her delicious, yet questionable, dishes.
번역 · tr_tr
İnuit yemek hazırlayıcısının lezzetli ama tartışmalı yemeklerini yaptığı bir yer.
기준 · en_us
A home for the Inuit food preparer.
번역 · tr_tr
İnuit yemek hazırlayıcısı için bir ev.
기준 · en_us
This grove is perhaps one of the few places the Inuit can get trees to grow.
번역 · tr_tr
Bu koru, belki de İnuitlerin ağaç yetiştirebildiği birkaç yerden biridir.
기준 · en_us
Inuit have impeccable hospitality, visitors should be sure to help the community while visiting in some way though.
번역 · tr_tr
İnuitlerin kusursuz bir konukseverliği vardır; yine de ziyaretçiler, ziyaretleri sırasında topluluğa bir biçimde yardım etmeye dikkat etmelidir.
기준 · en_us
A home for hunters, some hunters will breed dogs to aid in the hunt.
번역 · tr_tr
Avcılar için bir ev; bazı avcılar ava yardımcı olması için köpek yetiştirir.
기준 · en_us
A home for hunters.
번역 · tr_tr
Avcılar için bir ev.
기준 · en_us
A stone man used in Inuit hunts in order to scare prey towards the hunters.
번역 · tr_tr
Avı avcılara doğru korkutup ürkütmek için İnuit avlarında kullanılan taştan bir adam.
기준 · en_us
This lake is teaming with fish just waiting to be harvested by a skillful fisherman.
번역 · tr_tr
Bu göl, yetenekli bir balıkçının toplamasını bekleyen balıklarla kaynıyor.
기준 · en_us
This lake is teaming with fish just waiting to be harvested by a skillful fisherman.
번역 · tr_tr
Bu göl, yetenekli bir balıkçının toplamasını bekleyen balıklarla kaynıyor.
기준 · en_us
Fish is plentiful here and the fishermen who lives here enjoys fishing a lot. Sometimes they even catch whale!
번역 · tr_tr
Burada balık boldur ve burada yaşayan balıkçılar balık tutmaya bayılır. Hatta bazen balina bile yakalarlar!
기준 · en_us
A special building for a Shaman to commune with and appease helpful spirits.
번역 · tr_tr
Bir Şaman'ın yardımsever ruhlarla iletişim kurması ve onları yatıştırması için özel bir bina.
기준 · en_us
A special building for a Shaman to commune with and appease helpful spirits. The Shamans here have left their village to better commune with these new spirits.
번역 · tr_tr
Bir Şaman'ın yardımsever ruhlarla iletişim kurması ve onları yatıştırması için özel bir bina. Buradaki Şamanlar, bu yeni ruhlarla daha iyi iletişim kurmak için köylerinden ayrılmışlardır.
기준 · en_us
Due to the Inuit residing focusing so much on their craft, this home is masterful and well decorated.
번역 · tr_tr
Burada yaşayan İnuit, zanaatına çok fazla odaklandığından, bu ev ustaca yapılmış ve iyi süslenmiştir.
기준 · en_us
An old snow igloo in disarray that may have once been used by Inuit hunters during a hunt or just some random Inuit.
번역 · tr_tr
Bir zamanlar İnuit avcıları tarafından bir av sırasında ya da sıradan birkaç İnuit tarafından kullanılmış olabilecek, dağınık, eski bir kar iglosu.
기준 · en_us
An old snow igloo in disarray that may have once been used by Inuit hunters during a hunt or just some random Inuit.
번역 · tr_tr
Bir zamanlar İnuit avcıları tarafından bir av sırasında ya da sıradan birkaç İnuit tarafından kullanılmış olabilecek, dağınık, eski bir kar iglosu.
기준 · en_us
An old log cabin in disarray that appears to have once been used by Inuit in the past.
번역 · tr_tr
Bir zamanlar İnuitler tarafından kullanılmış gibi görünen, dağınık, eski bir kütük kulübe.