दिखाया गया संदर्भ: en_us
अनूदित: 100% (6061 / 6068)
मान्यता: 0% (0 / 6061 खंड)
236 खंड
संदर्भ · en_us
v1;0;I think our village looks nice. v2;30;So do I. It's very artistic. v1;60;It's all through the stone and our mastery of architecture.
अनुवाद · tr_tr
v1;0;Köyümüzün güzel göründüğünü düşünüyorum. v2;30;Ben de. Çok sanatsal. v1;60;Hepsi taş sayesinde ve mimari ustalığımız sayesinde.
संदर्भ · en_us
v1;0;I so adore eating Wah. v2;30;Me too! Best thing that was ever thought of.
अनुवाद · tr_tr
v1;0;Wah yemeyi çok severim. v2;30;Ben de! Şimdiye kadar düşünülmüş en iyi şey.
संदर्भ · en_us
v1;0;In the forest i saw a strange black creature. v2;30;Really? Describe it to me, I'm curious! v1;60;Well, it was a black skeleton like creature, with two heads at the end of its arms and one on its neck, and it had a look as cold as ice... v2;90;That sends chills down my spine. v1;120;Endermen were attacking it. v2;150;Endermen? They don't exist, you must have been dreaming.
अनुवाद · tr_tr
v1;0;Ormanda tuhaf bir siyah yaratık gördüm. v2;30;Gerçekten mi? Anlat bana, meraklandım! v1;60;Şey, siyah iskelet benzeri bir yaratıktı, kollarının ucunda iki kafa ve boynunda bir tane vardı, ve buz gibi soğuk bir bakışı vardı... v2;90;Tüylerim diken diken oldu. v1;120;Endermenler ona saldırıyordu. v2;150;Endermenler mi? Onlar yok, rüya görmüş olmalısın.
संदर्भ · en_us
v1;0;It's time to clean the house. v2;30;But you did that yesterday! v1;60;Regardless, I am not allowed to do anything else here. v2;90;You always complain! v1;120;Instead of protesting about me complaining, try to understand why I'm complaining!
अनुवाद · tr_tr
v1;0;Evi temizleme vakti. v2;30;Ama bunu dün yaptın! v1;60;Yine de, burada başka bir şey yapmama izin yok. v2;90;Hep şikayet ediyorsun! v1;120;Şikayet ettiğim için bana sitem etmek yerine, neden şikayet ettiğimi anlamaya çalış!
संदर्भ · en_us
v1;0;Xaire, $targetfirstname! v2;30;"Xaire? What's ""xaire""?" v1;70;A Byzantine greeted me this way. v2;110;Come on. You are Maya. Let's greet ourselves in our language. v1;150;A real Maya must have knowledge in all areas. v2;200;I grant you that it is good to be able to speak several languages, but you will not talk that way in the village!
अनुवाद · tr_tr
v1;0;Xaire, $targetfirstname! v2;30;"Xaire? ""xaire"" da ne demek?" v1;70;Bir Bizanslı beni böyle selamladı. v2;110;Hadi ama. Sen Mayasın. Kendi dilimizde selamlaşalım. v1;150;Gerçek bir Maya her alanda bilgi sahibi olmalıdır. v2;200;Birkaç dil bilmenin iyi olduğunu kabul ediyorum, ama köyde böyle konuşmayacaksın!
संदर्भ · en_us
v1;0;We knew before anyone else that one year was precisely 365.2420 days. v2;40;We are good in all areas: mathematics, art, geography...
अनुवाद · tr_tr
v1;0;Bir yılın tam olarak 365.2420 gün olduğunu herkesten önce biz biliyorduk. v2;40;Her alanda iyiyiz: matematik, sanat, coğrafya...
संदर्भ · en_us
v1;0;What will we do if a horde of zombies invade? v2;30;Worry not, I am the best trained warrior in all these lands.
अनुवाद · tr_tr
v1;0;Bir zombi sürüsü saldırırsa ne yapacağız? v2;30;Merak etme, bu topraklardaki en iyi eğitimli savaşçıyım.
संदर्भ · en_us
v1;0;Did you see the last storm? v2;30;And How! Our crops enjoyed the water but it was terrifying. v1;60;Well, I was in the plains, and there was a pig next to me. v2;90;And? v1;120;Lightning struck and... He stood up on his hind legs... v2;150;Really?! What did it look like? v1;180;It had green mold on it.. or something like that. and had a gold sword too. v2;210;Did you attack or flee? v1;240;I was unarmed. but it didn't want to attack me. It looked at me, turned it's head and wandered off without really knowing what was going on. v2;270;You should have used fire. What if it attacks the village? v1;300;It was impervious to fire, Lightning struck it again and it felt nothing.
अनुवाद · tr_tr
v1;0;Son fırtınayı gördün mü? v2;30;Hem de nasıl! Ekinlerimiz suyun tadını çıkardı ama korkunçtu. v1;60;Şey, ben kırlardaydım ve yanımda bir domuz vardı. v2;90;Ve? v1;120;Yıldırım düştü ve... arka ayakları üzerinde dikildi... v2;150;Sahi mi?! Nasıl görünüyordu? v1;180;Üzerinde yeşil bir küf vardı... ya da onun gibi bir şey. Ve altın bir kılıcı vardı. v2;210;Saldırdın mı yoksa kaçtın mı? v1;240;Silahsızdım. Ama bana saldırmak istemedi. Bana baktı, kafasını çevirdi ve ne olduğunu pek bilmeden uzaklaştı. v2;270;Ateş kullanmalıydın. Ya köye saldırırsa? v1;300;Ateşe karşı dayanıklıydı, yıldırım ona bir kez daha çarptı ve hiçbir şey hissetmedi.
संदर्भ · en_us
v1;0;I walked in front of the alchemist workshop yesterday. v1;40;There was a smell of rotten eggs! v2;80;They say he's trying to create the philosopher's stone! v1;120;I've heard he wants to resuscitate the dead. v2;160;And me that he will create a monster from body parts! v1;200;How horrible! v2;220;And he was such a sweet boy...
अनुवाद · tr_tr
v1;0;Dün simyacının atölyesinin önünden geçtim. v1;40;Çürük yumurta kokusu vardı! v2;80;Filozof taşı yaratmaya çalıştığını söylüyorlar! v1;120;Ölüleri diriltmek istediğini duydum. v2;160;Ben de ceset parçalarından canavar yaratacağını duydum! v1;200;Ne korkunç! v2;220;Oysa çok tatlı bir çocuktu...
संदर्भ · en_us
v1;0;Little skylark, lovely little skylark, v2;0;Little skylark, lovely little skylark, v1;30;Little lark, I'll pluck your feathers off. v2;30;Little lark, I'll pluck your feathers off. v1;60;I'll pluck the feathers off your head. v2;60;I'll pluck the feathers off your head. v1;90;Off your head! v2;90;Off your head! v1;120;Poor skylark though... v2;160;Why? It's fun!
अनुवाद · tr_tr
v1;0;Küçük tarla kuşu, sevimli küçük tarla kuşu, v2;0;Küçük tarla kuşu, sevimli küçük tarla kuşu, v1;30;Küçük kuş, tüylerini yolacağım. v2;30;Küçük kuş, tüylerini yolacağım. v1;60;Başının tüylerini yolacağım. v2;60;Başının tüylerini yolacağım. v1;90;Başının! v2;90;Başının! v1;120;Zavallı tarla kuşu yine de... v2;160;Neden? Çok eğlenceli!
संदर्भ · en_us
v1;0;Have you visited the new archives? v1;30;You can see what everyone is doing! v2;60;Oh, really... and, euh... v1;90;Yes, I saw your panel. v1;120;You should be ashamed of yourself.
अनुवाद · tr_tr
v1;0;Yeni arşivleri ziyaret ettin mi? v1;30;Herkesin ne yaptığını görebiliyorsun! v2;60;Ah, sahi mi... ve, şey... v1;90;Evet, panelini gördüm. v1;120;Kendinden utanmalısın.
संदर्भ · en_us
v1;0;So, beauty, what are you doing tonight? v2;40;$targetfirstname, I already told you - no! v1;60;Such character! v2;80;Such idiocy!
अनुवाद · tr_tr
v1;0;Söyle bakalım güzelim, bu akşam ne yapıyorsun? v2;40;$targetfirstname, sana zaten hayır dedim! v1;60;Ne karakter! v2;80;Ne aptallık!
संदर्भ · en_us
v2;0;$targetfirstname, what fine muscles! v1;30;Be quiet, you fool! If my wife hears us... v2;60;Then what, handsome? v1;90;You know how jealous she gets! v2;120;And? You are scared of her? v1;140;Scared? Of Her? You're joking! v2;160;Ha!
अनुवाद · tr_tr
v2;0;$targetfirstname, ne güzel kasların var! v1;30;Sus, ahmak! Karım duyarsa... v2;60;Sonra ne olur, yakışıklım? v1;90;Ne kadar kıskanç olduğunu biliyorsun! v2;120;Ve? Ondan mı korkuyorsun? v1;140;Korkmak? Ondan? Şaka mı yapıyorsun! v2;160;Ha!
संदर्भ · en_us
v1;0;I love the smell of fresh bread coming out of the bakery. v2;40;Now we only need someone who knows how to make croissants.
अनुवाद · tr_tr
v1;0;Fırından gelen taze ekmek kokusunu çok severim. v2;40;Şimdi sadece kruvasan yapmayı bilen birine ihtiyacımız var.
संदर्भ · en_us
v1;0;Our village is beautiful, don't you think? v2;30;Splendid! And we work hard at it!
अनुवाद · tr_tr
v1;0;Köyümüz çok güzel, sence de öyle değil mi? v2;30;Muhteşem! Üstelik bunun için sıkı çalışıyoruz!
संदर्भ · en_us
v1;0;What do you prefer, boudin or tripes? v2;40;Boudin. Tripes are too heavy! v1;80;Too heavy? And you call yourself a Norman?
अनुवाद · tr_tr
v1;0;Sen hangisini tercih edersin, kan sosisi mi yoksa işkembe mi? v2;40;Kan sosisi. İşkembe çok ağır geliyor! v1;80;Çok ağır mı? Sen kendine Normandiyalı mı diyorsun?
संदर्भ · en_us
v1;0;When I'm grown, I'll be the head of the village! v2;30;You're going to need a lot of soup before you get there. v1;60;And I'll get you punished! v2;70;Right. And for now, off to work or it's a slap for you.
अनुवाद · tr_tr
v1;0;Büyüyünce köyün başı olacağım! v2;30;Oraya gelmeden önce çok çorba içmen gerekecek. v1;60;Ve seni cezalandıracağım! v2;70;Tamam. Şimdilik işe git yoksa bir tokat yersin.
संदर्भ · en_us
v1;0;Those Byzantines get on my nerves! v2;30;You saw how high and mighty they get? v1;60;All that because they claim to be Romans. v2;100;What a joke. Degenerated Romans, then. v1;130;We should organise a raid on them! v2;160;We are Vikings after all!
अनुवाद · tr_tr
v1;0;Şu Bizanslılar sinirimi bozuyor! v2;30;Ne kadar burunları havada gördün mü? v1;60;Hepsi de Romalı olduklarını iddia ettikleri için. v2;100;Ne komik. Yozlaşmış Romalılar, o zaman. v1;130;Onlara bir akın düzenlemeliyiz! v2;160;Sonuçta biz Vikingiz!
संदर्भ · en_us
v1;0;In that kind of weather, a calva is a must! v2;30;In all weather! v1;50;Cheers for Normandy and its calva weather! v2;70;Cheers!
अनुवाद · tr_tr
v1;0;Bu havada bir calva şart! v2;30;Her havada! v1;50;Normandiya'ya ve onun calva havalarına! v2;70;Şerefe!
संदर्भ · en_us
v1;0;I've improved my skills again. v1;30;Now before assembling frames, I start by... v2;70;Fascinating. v1;90;You really think so? v2;110;No.
अनुवाद · tr_tr
v1;0;Becerilerimi yine geliştirdim. v1;30;Şimdi çatkıları birleştirmeden önce, şununla başlıyorum... v2;70;Büyüleyici. v1;90;Gerçekten öyle mi düşünüyorsun? v2;110;Hayır.
संदर्भ · en_us
v1;0;I love preparing tripes. First, bleed the cow... v1;40;Then gather the bowels... v2;60;Stop it, you disgust me! v1;80;But you love tripes! v2;110;And I don't want to know how they are made.
अनुवाद · tr_tr
v1;0;İşkembe hazırlamayı çok severim. Önce ineği kanatırsın... v1;40;Sonra bağırsakları çıkarırsın... v2;60;Kes şunu, midemi bulandırıyorsun! v1;80;Ama işkembeyi seviyorsun! v2;110;Ve nasıl yapıldıklarını bilmek istemiyorum.
संदर्भ · en_us
v1;0;When is Christmas coming? v2;30;I don't really know... Seasons don't change here. v1;80;What a strange world. v2;110;Sometimes it almost looks like Normandy... v2;140;And then we see that everything is different.
अनुवाद · tr_tr
v1;0;Noel ne zaman geliyordu? v2;30;Tam bilmiyorum... Burada mevsimler değişmiyor. v1;80;Ne tuhaf bir dünya. v2;110;Bazen neredeyse Normandiya'ya benziyor... v2;140;Sonra her şeyin farklı olduğunu görüyoruz.
संदर्भ · en_us
v1;0;Our church is truly magnificent! v2;30;It shows that we are a pious village. v1;60;And it's bigger than that of the village next door!
अनुवाद · tr_tr
v1;0;Kilisemiz gerçekten muhteşem! v2;30;Dindar bir köy olduğumuzu gösterir. v1;60;Ve yandaki köyünkinden daha büyük!
संदर्भ · en_us
v1;0;My son, you last confessed a long time ago. v2;40;But Father, I have not sinned! v1;70;Everyone sins in this fallen world. v2;110;Even you, Father? v1;130;Enough insolence! You shall do ten Pater Noster in penitence!
अनुवाद · tr_tr
v1;0;Oğlum, en son uzun zaman önce günah çıkarmıştın. v2;40;Ama Peder, günah işlemedim! v1;70;Bu düşmüş dünyada herkes günah işler. v2;110;Siz bile mi, Peder? v1;130;Yeter küstahlık! Ceza olarak on Pater Noster duası okuyacaksın!
संदर्भ · en_us
v1;0;My daughter, you last confessed a long time ago. v2;30;It is the truth, Father, and I have sinned! v1;60;If it was a sin of the flesh, we shall discuss it elsewhere. v2;100;Thank you, Father. v1;120;In the meantime, ten Pater Noster. Always useful!
अनुवाद · tr_tr
v1;0;Kızım, en son uzun zaman önce günah çıkarmıştın. v2;30;Doğrudur Peder, ve günah işledim! v1;60;Eğer bedensel bir günahsa, başka yerde konuşacağız. v2;100;Teşekkürler, Peder. v1;120;Bu arada, on Pater Noster. Her zaman işe yarar!
संदर्भ · en_us
v1;0;There isn't much to do around here. v2;30;It's good, peaceful. v1;60;And boring... v2;75;Why don't you count cows? v1;110;Already done, yesterday. And chickens, too.
अनुवाद · tr_tr
v1;0;Burada yapacak pek bir şey yok. v2;30;İyi işte, sakin. v1;60;Ve sıkıcı... v2;75;Neden inekleri saymıyorsun? v1;110;Dün saydım. Tavukları da.
संदर्भ · en_us
v1;0;The good King Dagobert v1;30;Had his breeches inside out. v1;60;The great Saint Eloy v1;90;Told him : Oh my king ! v1;120;Your Majesty v1;150;Is badly panted. v2;180;Badly panted? What does it mean? v1;220;That he does not have pants! v2;250;Nonsense, he's the King! v1;280;Well, the King doesn't have pants! v2;310;Even you have some, idiot!
अनुवाद · tr_tr
v1;0;İyi Kral Dagobert v1;30;Pantolonunu ters giymişti. v1;60;Büyük Aziz Eloy v1;90;Ona dedi ki: Ey kralım! v1;120;Majesteleri v1;150;Kötü pantolonlu. v2;180;Kötü pantolonlu? Ne demek bu? v1;220;Pantolonu yok demek! v2;250;Saçmalık, o kral! v1;280;Kralın pantolonu yok işte! v2;310;Senin bile var, ahmak!
संदर्भ · en_us
v1;0;Be good, or the Enderman will grab you tonight! v2;40;Pfff, I'm too old to believe that nonsense.
अनुवाद · tr_tr
v1;0;Uslu dur, yoksa Enderman bu gece seni alıp götürecek! v2;40;Pöh, bu saçmalıklara inanacak yaşı geçtim.
संदर्भ · en_us
v1;0;No doubts, farming is the most important job. v1;40;Without me, there is no bread! v2;60;I like tripes better anyway.
अनुवाद · tr_tr
v1;0;Şüphesiz, çiftçilik en önemli iştir. v1;40;Ben olmasam, ekmek olmaz! v2;60;Ben yine de işkembeyi tercih ederim.
संदर्भ · en_us
v1;0;Have you noticed that here earth floats if we dig underneath it? v2;40;Yes, and so? v1;60;In Normandy, it used to fall... v2;90;In Normandy, God wanted it to fall. Here, he wants it to float. v2;150;Why are you criticizing God?
अनुवाद · tr_tr
v1;0;Fark ettin mi, burada altını kazdığımızda toprak havada duruyor? v2;40;Evet, ne olmuş? v1;60;Normandiya'da düşerdi... v2;90;Normandiya'da Tanrı düşmesini istedi. Burada havada durmasını istiyor. v2;150;Niçin Tanrı'yı eleştiriyorsun?
संदर्भ · en_us
v1;0;Hahaha! We are unstoppable. Our impressive ships and honorable knights are the scourge of the world! v2;40;And what are our enemies? A bunch of Roman tricksters and Maya stone lovers? v1;80;Don't forget the snow fools who don't even have the concept of money! v2;120;Hahaha! The Norman life is the best in the world! Wonderful Cider, best tools. Ah, this is our golden age. v1;160;And we get to share it! v2;200;Hahaha!
अनुवाद · tr_tr
v1;0;Hahaha! Durdurulamayız. Etkileyici gemilerimiz ve onurlu şövalyelerimiz dünyanın baş belası! v2;40;Ve düşmanlarımız kim? Bir avuç Romalı düzenbaz ve Maya taş sevdalısı mı? v1;80;Para kavramı bile olmayan kar aptallarını da unutma! v2;120;Hahaha! Norman hayatı dünyanın en iyisidir! Harika elma şarabı, en iyi aletler. Ah, bu bizim altın çağımız. v1;160;Ve onu paylaşıyoruz! v2;200;Hahaha!
संदर्भ · en_us
v1;0;Brother John, Brother John v2;30;Are you asleep, are you asleep? v1;60;Ring the morning bells! Ring the morning bells! v2;100;Ding, daing, dong. Ding, daing, dong!
अनुवाद · tr_tr
v1;0;Jacques Kardeş, Jacques Kardeş v2;30;Uyuyor musun, uyuyor musun? v1;60;Sabah çanlarını çal! Sabah çanlarını çal! v2;100;Ding, deng, dong. Ding, deng, dong!
संदर्भ · en_us
v1;0;When I was young, I was a very promising apprentice. v1;40;Guillaume Vif-Argent himself was interested in me! v1;80;And now I'm stuck here. v1;110;Taking care of idiots. v2;130;Eh, what? v1;150;*sight*
अनुवाद · tr_tr
v1;0;Gençken çok umut vadeden bir çıraktım. v1;40;Guillaume Vif-Argent'ın kendisi benimle ilgileniyordu! v1;80;Ve şimdi burada sıkışıp kaldım. v1;110;Aptallarla uğraşıyorum. v2;130;Ne, nasıl? v1;150;*iç çekiş*
संदर्भ · en_us
v1;0;Do you think the harvest will be good this year? v2;30;Who knows, with the weather we've had. v1;60;Seasons don't make sense here.
अनुवाद · tr_tr
v1;0;Sence bu yıl hasat iyi olacak mı? v2;30;Bu havalarla kim bilir. v1;60;Burada mevsimlerin bir mantığı yok.
संदर्भ · en_us
v1;0;This country lacks animals. v2;30;There are cows, sheep and pigs. v2;60;What else is needed? v1;60;Horses? And ponies! v2;90;Because you want a pony, now?
अनुवाद · tr_tr
v1;0;Bu ülkede hayvan eksik. v2;30;İnekler, koyunlar ve domuzlar var. v2;60;Daha ne lazım? v1;60;Atlar? Ve midilliler! v2;90;Yani şimdi de midilli mi istiyorsun?
संदर्भ · en_us
v1;0;Have you heard of those Indian people? v2;30;People say they are very strange. v1;60;Apparently their food burns! v2;100;Like calva? v1;120;No, worse!
अनुवाद · tr_tr
v1;0;Şu Hinduları duydun mu? v2;30;Çok tuhaf olduklarını söylüyorlar. v1;60;Hatta yemekleri yakıyormuş! v2;100;Calva gibi mi? v1;120;Hayır, daha beter!
संदर्भ · en_us
v1;0;Now that we have an inn, we can trade! v2;40;In other words, merchants passing by will help themselves to our resources. v1;80;You've always been cynical.
अनुवाद · tr_tr
v1;0;Artık bir hanımız olduğuna göre, ticaret yapabiliriz! v2;40;Bir başka deyişle, geçen tüccarlar kaynaklarımıza el atacak. v1;80;Her zaman alaycı olmuşsundur.
संदर्भ · en_us
v1;0;My dad is much stronger than yours. v2;30;Nonsense. My dad is the strongest in the village. v1;60;Dream on. My dad can beat yours in two minutes flat. v2;70;And Earth is round!
अनुवाद · tr_tr
v1;0;Benim babam seninkinden çok daha güçlü. v2;30;Saçmalama. Benim babam köyün en güçlüsü. v1;60;Hayal kurmaya devam et. Babam seninkini iki dakikada yener. v2;70;Dünya da yuvarlak, öyle mi?
संदर्भ · en_us
v1;0;Girls are useless.
अनुवाद · tr_tr
v1;0;Kızlar işe yaramaz.
संदर्भ · en_us
v1;0;You might be a boy, but I can make you cry when I want. v2;30;Not true! Not true!
अनुवाद · tr_tr
v1;0;Erkek olabilirsin ama istediğim zaman seni ağlatabilirim. v2;30;Doğru değil! Doğru değil!
संदर्भ · en_us
v1;0;Look at my castle! A real stronghold! v2;30;You are mighty, my Lord! v1;60;When Duke William comes back, he will surely make me Count! v2;100;Hurray for Count $targetfirstname! v1;130;Hurray for me!
अनुवाद · tr_tr
v1;0;Kaleme bak! Gerçek bir kale! v2;30;Çok güçlüsünüz, efendim! v1;60;Dük William döndüğünde, beni mutlaka Kont yapacak! v2;100;Yaşasın Kont $targetfirstname! v1;130;Yaşasın ben!
संदर्भ · en_us
v1;0;My beauty is legendary in these lands. v2;30;You are splendid, my Lady! v1;60;And yet I married a petty, worthless knight... v2;100;But his Lordship will surely become a Count one day! v1;130;This idiot? And why not Pope, while you are at it? v2;160;Why not, my Lady! Euh... I meant...
अनुवाद · tr_tr
v1;0;Güzelliğim bu topraklarda efsanedir. v2;30;Muhteşemsiniz, hanımefendim! v1;60;Yine de değersiz, küçük bir şövalyeyle evlendim... v2;100;Ama Lordluğunuz bir gün mutlaka Kont olacak! v1;130;Bu ahmak mı? Niye Papa olmasın, hazır başlamışken? v2;160;Niye olmasın, hanımefendim! Şey... demek istediğim...
संदर्भ · en_us
v1;0;I like rain. v2;30;Good thing for a Norman!
अनुवाद · tr_tr
v1;0;Yağmuru severim. v2;30;Bir Normandiyalı için iyi şey!
संदर्भ · en_us
v1;0;Let us walk in the woods, v2;0;Let us walk in the woods, v1;30;While the wolf is away. v2;30;While the wolf is away. v1;60;If the wolf was there v2;60;If the wolf was there v1;90;He would eat us, v2;90;He would eat us, v1;120;But since he isn't there, v2;120;But since he isn't there, v1;150;He will not eat us. v2;150;He will not eat us... v2;180;Euh, you are sure? v1;200;Coward!
अनुवाद · tr_tr
v1;0;Ormanda yürüyelim, v2;0;Ormanda yürüyelim, v1;30;Kurt yokken. v2;30;Kurt yokken. v1;60;Eğer kurt orada olsaydı v2;60;Eğer kurt orada olsaydı v1;90;Bizi yerdi, v2;90;Bizi yerdi, v1;120;Ama orada olmadığı için, v2;120;Ama orada olmadığı için, v1;150;Bizi yemeyecek. v2;150;Bizi yemeyecek... v2;180;Şey, emin misin? v1;200;Korkak!
संदर्भ · en_us
v1;0;Apples, apples, apples! v1;30;Apples, apples... apples! v2;60;You're sure it wasn't cider, cider, cider?
अनुवाद · tr_tr
v1;0;Elmalar, elmalar, elmalar! v1;30;Elmalar, elmalar... elmalar! v2;60;Senin durumunda elma değil, elma şarabı şarabı şarabı değil mi?
संदर्भ · en_us
v1;0;I love the market! So many fine goods! v2;40;We feel less isolated now it's there. v2;80;But no richer...
अनुवाद · tr_tr
v1;0;Pazarı çok severim! Ne kadar güzel mallar! v2;40;O olduğundan beri daha az izole hissediyoruz. v2;80;Ama daha zengin değiliz...
संदर्भ · en_us
v1;0;What a petty village. v2;30;Hey stranger, mind your tongue! v1;70;And what charming people!
अनुवाद · tr_tr
v1;0;Ne sefil bir köy. v2;30;Hey yabancı, diline dikkat et! v1;70;Ve ne kadar sevimli insanlar!
संदर्भ · en_us
v1;0;I've come up with a little song, you want to listen to it? v2;40;Let's hear it! v1;50;Heigh-ho, heigh-ho, heigh-ho, heigh-ho... v2;70;Promising start... v1;90;It's home from work I go! v2;110;And I have a lot of work to do.
अनुवाद · tr_tr
v1;0;Küçük bir şarkı yazdım, dinlemek ister misin? v2;40;Hadi bakalım! v1;50;Heigh-ho, heigh-ho, heigh-ho, heigh-ho... v2;70;Umut verici bir başlangıç... v1;90;İşten eve gidiyorum! v2;110;Ve benim çok işim var.
संदर्भ · en_us
v2;0;Brother John, Brother John! v1;30;Very funny, my child. v2;60;Are you asleep, are you asleep? v1;90;Enough, enough, I know the song.
अनुवाद · tr_tr
v2;0;Jacques Kardeş, Jacques Kardeş! v1;30;Çok komik, çocuğum. v2;60;Uyuyor musun, uyuyor musun? v1;90;Yeter, yeter, şarkıyı biliyorum.
संदर्भ · en_us
v1;0;What an isolated place. I'd like to see something else one day... v2;30;The other villages are all the same. v1;60;Not a village! A town. Or even a city! v2;90;Like what, Rouen? You're mad, it's days from here. v1;120;Rouen... or maybe... Why not Paris? v1;150;Can you imagine, people say there are 25 000 people living there! v2;180;You're going crazy. 25 000 people in the same place? Where would they even go?
अनुवाद · tr_tr
v1;0;Ne ücra bir yer. Bir gün başka bir şey görmek isterdim... v2;30;Diğer köylerin hepsi aynı. v1;60;Köy değil! Bir kasaba. Hatta bir şehir! v2;90;Mesela Rouen mi? Delirmişsin, oraya günler sürer. v1;120;Rouen... ya da belki... Neden Paris olmasın? v1;150;Düşünebiliyor musun, orada 25.000 kişi yaşadığını söylüyorlar! v2;180;Çıldırmışsın. Aynı yerde 25.000 kişi? Onları nereye koyarlardı ki?