Zobrazená reference: en_us
Přeloženo: 100 % (6061 / 6068)
Schválení: 0 % (0 / 6061 segmentů)
134 segmentů
Reference · en_us
$name! Did you know that Romans are the best architects? $name! Watch me build a beautiful structure. This building will be beautiful! It's not done, but I already see the beauty in my work. I build such elaborate structures. Building is truly the most beautiful form of art. Rome wasn't built in a day, it was built block by block. Our architecture is superior to all other buildings across the world. Building in the Roman way is the best way. Do you like my style? I've been building longer than I can remember. Building has become my life.
Překlad · tr_tr
Hatırlayabildiğimden çok daha uzun süredir inşaat yapıyorum. İnşaat hayatım oldu. $name! Romalıların en iyi mimarlar olduğunu biliyor muydun? $name! Güzel bir yapı inşa edişimi izle. Bu bina muhteşem olacak! Henüz bitmedi ama işimdeki güzelliği şimdiden görüyorum. Çok özenli yapılar inşa ediyorum. İnşaat gerçekten sanatın en güzel biçimidir. Roma bir günde inşa edilmedi, blok blok inşa edildi. Mimarimiz dünyadaki diğer tüm binalardan üstündür. Roma usulü inşa etmek en iyi inşa biçimidir. Tarzımı beğendiniz mi?
Reference · en_us
Where does the village get these blocks from? I need blocks to build the best structures! Every build starts with the blocks. I must carefully select the blocks myself. How do you carry so many blocks when you build $name? The worst part of building is getting the blocks.
Překlad · tr_tr
İnşaatın en kötü kısmı blokları temin etmek. Köy bu blokları nereden buluyor? En iyi yapıları inşa etmek için bloklara ihtiyacım var! Her inşaat bloklarla başlar. Blokları kendim dikkatle seçmeliyim. İnşa ederken bu kadar çok bloğu nasıl taşıyorsunuz $name?
Reference · en_us
Enough building! I need some wine! I need a drink to inspire me! Every good architect needs a drink at the end of the day. Building makes me thirsty for wine.
Překlad · tr_tr
İnşaat beni şarap için susatıyor. İnşaat yetti! Şaraba ihtiyacım var! Bana ilham verecek bir içkiye ihtiyacım var! Her iyi mimar günün sonunda bir içkiye ihtiyaç duyar.
Reference · en_us
I hope God gives me inspiration for my next building! Why did God make me an architect? Praying is an important part of Roman building. He understands the troubles architects have.
Překlad · tr_tr
O, mimarların sorunlarını anlar. Umarım Tanrı, bir sonraki binam için bana ilham verir! Tanrı neden beni mimar yaptı? Dua, Roma yapım sanatının önemli bir parçasıdır.
Reference · en_us
If I do not sleep, I might mess up building something. I cannot build when tired. It is hard to build in the dark. I am done with building for the day. Maybe I will dream of building the world's best buildings!
Překlad · tr_tr
Belki dünyanın en iyi binalarını inşa etmenin rüyasını görürüm! Uyumazsam bir şeyleri inşa ederken batırabilirim. Yorgunken inşa edemem. Karanlıkta inşa etmek zor. Bugünlük inşaat yapmayı bitirdim.
Reference · en_us
No one in this village understands the troubles of building. Every architect needs inspiration from others. Architects need feedback to thrive. What does the village think of my buildings?
Překlad · tr_tr
Köy binalarım hakkında ne düşünüyor? Bu köyde kimse inşa etmenin zorluklarını anlamıyor. Her mimarın başkalarından ilhama ihtiyacı vardır. Mimarların gelişmek için geri bildirime ihtiyacı vardır.
Reference · en_us
Enough crafting! I need some wine! I need a drink to inspire me! Every good blacksmith needs a drink at the end of the day. Crafting makes me thirsty for wine.
Překlad · tr_tr
Zanaat beni şarap için susatıyor. Zanaat yetti! Şaraba ihtiyacım var! Bana ilham verecek bir içkiye ihtiyacım var! Her iyi demirci günün sonunda bir içkiye ihtiyaç duyar.
Reference · en_us
A good smith needs to pray every once and a while. Why did God make me a smith? Praying is an important part of Roman crafting. He understands the troubles smiths have.
Překlad · tr_tr
O, demircilerin sorunlarını anlar. İyi bir demircinin arada bir dua etmesi gerekir. Tanrı neden beni demirci yaptı? Dua, Roma zanaatkârlığının önemli bir parçasıdır.
Reference · en_us
Tomorrow I will craft more beautiful things! I am done with crafting for the day. Maybe I will dream of crafting the world's best weapons! Maybe I will dream of crafting the world's best armor! Maybe I will dream of crafting the world's best tools!
Překlad · tr_tr
Belki dünyanın en iyi aletlerini yapmanın rüyasını görürüm! Yarın daha çok güzel şey yapacağım! Bugünlük zanaat yapmayı bitirdim. Belki dünyanın en iyi silahlarını yapmanın rüyasını görürüm! Belki dünyanın en iyi zırhını yapmanın rüyasını görürüm!
Reference · en_us
I will ask to see if anyone needs me to craft something. I hope that the village appreciates my tools.
Překlad · tr_tr
Umarım köy aletlerimi takdir eder. Birinin bir şey yapmamı isteyip istemediğini sormaya gideceğim.
Reference · en_us
$name, do you use many arrows in your adventures? Every bow needs a fine arrow. Each arrow that I craft will harm one enemy of the Empire. The Roman army needs arrows to protect us from outsiders.
Překlad · tr_tr
Roma ordusunun bizi yabancılardan korumak için oklara ihtiyacı var. $name, maceralarınızda çok ok kullanır mısınız? Her yayın güzel bir oka ihtiyacı vardır. Yaptığım her ok İmparatorluğun bir düşmanını yaralayacak.
Reference · en_us
The Roman army needs bows. Hey! Do you like my bows $name? Every good bow comes from the best wood. This bow will defeat many barbarians. I am truly a master bow crafter.
Překlad · tr_tr
Bu yay birçok barbarı yenecek. Gerçekten usta bir yay yapımcısıyım. Roma ordusunun yaylara ihtiyacı var. Hey! Yaylarımı beğeniyor musunuz $name? Her iyi yay en iyi ağaçtan yapılır.
Reference · en_us
The Roman army needs boots! Romans craft the best boots in the world. Someone has to craft the soldiers' boots... We craft the best boots. Hey! Do you like my boots $name? I feel like an over glorified shoe crafter. All armor crafting is important! Even the boots that go on your feet!
Překlad · tr_tr
Tüm zırh yapımı önemlidir! Ayaklarınıza giydiğiniz çizmeler bile! Roma ordusunun çizmelere ihtiyacı var! Romalılar dünyanın en iyi çizmelerini yapar. Birinin askerlerin çizmelerini yapması gerek... En iyi çizmeleri biz yapıyoruz. Hey! Çizmelerimi beğeniyor musunuz $name? Kendimi fazlasıyla yüceltilmiş bir ayakkabı yapımcısı gibi hissediyorum.
Reference · en_us
The Roman army needs chestplates! Romans craft the best chestplates in the world. Hey! Do you like my armor $name? We craft the best armor. This should be able to take more hits than you can. I feel like an over glorified shirt crafter.
Překlad · tr_tr
Kendimi fazlasıyla yüceltilmiş bir gömlek yapımcısı gibi hissediyorum. Roma ordusunun göğüs zırhlarına ihtiyacı var! Romalılar dünyanın en iyi göğüs zırhlarını yapar. Hey! Zırhımı beğeniyor musunuz $name? En iyi zırhı biz yapıyoruz. Bu, sizin alabileceğinizden daha çok darbeye dayanabilmeli.
Reference · en_us
The Roman army needs helmets! Someone has to craft the soldiers' helmets... Romans craft the best boots in the world. Hey! Do you like my helmets $name? We craft the best helmets. I feel like an over glorified hat crafter.
Překlad · tr_tr
Kendimi fazlasıyla yüceltilmiş bir şapka yapımcısı gibi hissediyorum. Roma ordusunun miğferlere ihtiyacı var! Birinin askerlerin miğferlerini yapması gerek... Romalılar dünyanın en iyi çizmelerini yapar. Hey! Miğferlerimi beğeniyor musunuz $name? En iyi miğferleri biz yapıyoruz.
Reference · en_us
The Roman army needs leggings! Someone has to craft the soldiers' leggings... Romans craft the best leggings in the world. Hey! Do you like my leggings $name? We craft the best leggings. I feel like an over glorified pants crafter.
Překlad · tr_tr
Kendimi fazlasıyla yüceltilmiş bir pantolon yapımcısı gibi hissediyorum. Roma ordusunun pantolonlara ihtiyacı var! Birinin askerlerin pantolonlarını yapması gerek... Romalılar dünyanın en iyi pantolonlarını yapar. Hey! Pantolonlarımı beğeniyor musunuz $name? En iyi pantolonları biz yapıyoruz.
Reference · en_us
Do not attack anyone who uses my weapons. This mace will launch barbarians far! Crafting a mace is harder than wielding it. The army needs maces.
Překlad · tr_tr
Ordunun topuzlara ihtiyacı var. Silahlarımı kullanan kimseye saldırmayın. Bu topuz barbarları uzaklara fırlatacak! Topuz yapmak, onu kullanmaktan daha zordur.
Reference · en_us
You cannot chop down trees without an axe! I craft amazing axes. Roman axes are some of the best in the world! The lumbermen need us to craft their axes. How do you craft your axes $name?
Překlad · tr_tr
Baltalarınızı nasıl yapıyorsunuz $name? Balta olmadan ağaç kesemezsiniz! Muhteşem baltalar yapıyorum. Roma baltaları dünyanın en iyileri arasındadır! Oduncuların baltalarını yapmamız için bize ihtiyaçları var.
Reference · en_us
You cannot farm without farming tools! I craft amazing farming tools. Roman farming tools are some of the best in the world! The farmers need us to craft their tools. How do you craft your farming tools $name?
Překlad · tr_tr
Tarım aletlerinizi nasıl yapıyorsunuz $name? Tarım aletleri olmadan tarım yapamazsınız! Muhteşem tarım aletleri yapıyorum. Roma tarım aletleri dünyanın en iyileri arasındadır! Çiftçilerin aletlerini yapmamız için bize ihtiyaçları var.
Reference · en_us
You cannot mine without a pickaxe! I craft strong pickaxes. Roman pickaxes are some of the best in the world! The miners need us to craft their pickaxes. How do you craft your pickaxes $name?
Překlad · tr_tr
Kazmalarınızı nasıl yapıyorsunuz $name? Kazma olmadan madencilik yapamazsınız! Sağlam kazmalar yapıyorum. Roma kazmaları dünyanın en iyileri arasındadır! Madencilerin kazmalarını yapmamız için bize ihtiyaçları var.
Reference · en_us
You cannot build or dig without a shovel! I craft durable shovels. Roman shovels are some of the best in the world! The architects need us to craft their shovels. How do you craft your shovels $name?
Překlad · tr_tr
Küreklerinizi nasıl yapıyorsunuz $name? Kürek olmadan inşa edemez ya da kazamazsınız! Sağlam kürekler yapıyorum. Roma kürekleri dünyanın en iyileri arasındadır! Mimarların küreklerini yapmamız için bize ihtiyaçları var.
Reference · en_us
Enough crafting! I need some wine! I need a drink to inspire me! Every good artisan needs a drink at the end of the day. Crafting makes me thirsty for wine.
Překlad · tr_tr
Zanaat beni şarap için susatıyor. Zanaat yetti! Şaraba ihtiyacım var! Bana ilham verecek bir içkiye ihtiyacım var! Her iyi zanaatkâr günün sonunda bir içkiye ihtiyaç duyar.
Reference · en_us
A good artisan needs to pray every once and a while. Why did God make me an artisan? Praying is an important part of Roman crafting. He understands the troubles artisan have.
Překlad · tr_tr
O, zanaatkârların sorunlarını anlar. İyi bir zanaatkârın arada bir dua etmesi gerekir. Tanrı neden beni zanaatkâr yaptı? Dua, Roma zanaatkârlığının önemli bir parçasıdır.
Reference · en_us
Tomorrow I will craft more beautiful things! I am done with crafting for the day. Maybe I will dream of crafting the world's best bricks! Maybe I will dream of crafting the world's best tiles!
Překlad · tr_tr
Belki dünyanın en iyi karolarını yapmanın rüyasını görürüm! Yarın daha çok güzel şey yapacağım! Bugünlük zanaat yapmayı bitirdim. Belki dünyanın en iyi tuğlalarını yapmanın rüyasını görürüm!
Reference · en_us
I will ask to see if anyone needs me to craft something. I hope that the village appreciates my tiles. I hope that the village appreciates my bricks.
Překlad · tr_tr
Umarım köy tuğlalarımı takdir eder. Birinin bir şey yapmamı isteyip istemediğini sormaya gideceğim. Umarım köy karolarımı takdir eder.
Reference · en_us
I live better than everyone else in this village. Hello $name! Do you need any exclusive Roman blocks?
Překlad · tr_tr
Merhaba $name! Özel Roma bloklarına ihtiyacınız var mı? Bu köydeki herkesten daha iyi yaşıyorum.
Reference · en_us
Someone has to put the books on the shelves. The village needs me to craft their bookshelves. Roman books are some of the best reads in the world! We work behind the scenes while the writers get all of the credit. Sometimes I look through the books before I put them on the shelf, I wish I could read. Who thought of writing things down?
Překlad · tr_tr
Bir şeyleri yazmayı kim akıl etmiş? Birinin kitapları raflara koyması gerek. Köyün kitap raflarını yapmam için bana ihtiyacı var. Roma kitapları dünyanın en iyi okumalarından bazılarıdır! Yazarlar tüm övgüyü alırken biz perde arkasında çalışıyoruz. Bazen kitapları rafa koymadan önce inceliyorum, keşke okuyabilseydim.
Reference · en_us
Someone has to craft the bricks. The village needs me to craft bricks for their walls. Roman bricks are some of the most beautiful blocks the world! We work behind the scenes while the builders get all of the credit. Not even the best builders can build with no blocks. Who thought of turning clay into bricks?
Překlad · tr_tr
Kili tuğlaya çevirmeyi kim akıl etmiş? Birinin tuğlaları yapması gerek. Köyün, duvarları için tuğla yapmam için bana ihtiyacı var. Roma tuğlaları dünyanın en güzel bloklarından bazılarıdır! İnşaatçılar tüm övgüyü alırken biz perde arkasında çalışıyoruz. En iyi inşaatçılar bile bloksuz inşa edemez.
Reference · en_us
Someone has to craft the roof tiles. The village needs me to craft their roofs. Roman tiles are some of the most beautiful blocks the world! We work behind the scenes while the builders get all of the credit. Not even the best builders can build with no blocks. Who thought of turning clay into roofs?
Překlad · tr_tr
Kili çatıya çevirmeyi kim akıl etmiş? Birinin çatı kiremitlerini yapması gerek. Köyün çatılarını yapmam için bana ihtiyacı var. Roma kiremitleri dünyanın en güzel bloklarından bazılarıdır! İnşaatçılar tüm övgüyü alırken biz perde arkasında çalışıyoruz. En iyi inşaatçılar bile bloksuz inşa edemez.
Reference · en_us
Things like this are the only things I can do here.
Překlad · tr_tr
Burada yapabileceğim tek şeyler bunlar.
Reference · en_us
Time to take care of my family.
Překlad · tr_tr
Aileme bakma zamanı.
Reference · en_us
My husband has finally delivered his resources like I told him.
Překlad · tr_tr
Kocam sonunda söylediğim gibi kaynaklarını teslim etti.
Reference · en_us
Praying is an important part of Roman crafting. I hope God helps me to make the best clothes! Why did God make an architect's wife?
Překlad · tr_tr
Tanrı neden bir mimarın karısını yaratmış? Dua, Roma zanaatkârlığının önemli bir parçasıdır. Umarım Tanrı bana en güzel kıyafetleri yapmamda yardım eder!
Reference · en_us
Oh! I made that guy's shirt! Here, I am known as the architect's wife. I am sick of being known as the "architect's wife".
Překlad · tr_tr
"Mimarın karısı" olarak tanınmaktan bıktım. Ah! O adamın gömleğini ben yaptım! Burada mimarın karısı olarak tanınıyorum.
Reference · en_us
I could do so much more here if I was a man, if only... Our task is to control our men.
Překlad · tr_tr
Görevimiz erkeklerimizi kontrol etmektir. Erkek olsaydım burada çok daha fazlasını yapabilirdim, keşke...
Reference · en_us
I make some of the best clothes in the village! Roman silk is the best fabric in the world! Silk clothing is more important than having a fancy house. $name, have you worn silk before? Everyone needs clothing, especially if you want to be civilized. True beauty isn't in blocks, beauty is in clothes. There's a reason why I am weaving this and not my husband. Weaving clothes in silk is only for the most noble women. I am just glad that I'm having to do an actual job.
Překlad · tr_tr
Sadece gerçek bir iş yapmak zorunda olduğum için memnunum. Köydeki en güzel kıyafetlerden bazılarını ben yapıyorum! Roma ipeği dünyanın en iyi kumaşıdır! İpek kıyafet, gösterişli bir evden daha önemlidir. $name, daha önce hiç ipek giydiniz mi? Herkesin kıyafete ihtiyacı vardır, özellikle medeni olmak istiyorsanız. Gerçek güzellik bloklarda değildir, güzellik kıyafetlerdedir. Bunu örenin kocam değil de ben olmamın bir sebebi var. İpekten kıyafet dokumak yalnızca en soylu kadınlar içindir.
Reference · en_us
I make some of the best wool clothes in the village! Nice clothing is more important than having a fancy house. $name, have you worn wool before? True beauty isn't in blocks, beauty is in clothes. Everyone needs clothing, especially if you want to be civilized. There's a reason why I am weaving this and not my husband. Not every woman can weave with wool. I am just glad that I'm having to do an actual job.
Překlad · tr_tr
Sadece gerçek bir iş yapmak zorunda olduğum için memnunum. Köydeki en güzel yünlü kıyafetlerden bazılarını ben yapıyorum! Güzel kıyafet, gösterişli bir evden daha önemlidir. $name, daha önce hiç yün giydiniz mi? Gerçek güzellik bloklarda değildir, güzellik kıyafetlerdedir. Herkesin kıyafete ihtiyacı vardır, özellikle medeni olmak istiyorsanız. Bunu örenin kocam değil de ben olmamın bir sebebi var. Her kadın yünle dokuma yapamaz.
Reference · en_us
Enough governing! I need a drink. I deserve to drink the best wine! I should check if the tavern is profitable. Every powerful person needs to drink or they will die from the stress!
Překlad · tr_tr
Her güçlü kişinin içmeye ihtiyacı vardır yoksa stresten ölür! Yönetmek yetti! Bir içkiye ihtiyacım var. En iyi şarabı içmeyi hak ediyorum! Hanın kâr edip etmediğini kontrol etmeliyim.
Reference · en_us
Why did God make me a baron? Praying is an important part of Roman governing. He understands the troubles barons have. My village needs answers from God!
Překlad · tr_tr
Köyümün Tanrı'dan cevaplara ihtiyacı var! Tanrı neden beni baron yaptı? Dua, Roma yönetiminin önemli bir parçasıdır. O, baronların sorunlarını anlar.
Reference · en_us
Enough managing the peasants! I need some sleep. *Yawn* I cannot lead peasants when I am tired. Time to sleep in my silky blanket. Everyone needs sleep, especially when you are a leader of a village.
Překlad · tr_tr
Herkesin uykuya ihtiyacı vardır, özellikle bir köyün lideriyseniz. Köylüleri yönetmek yetti! Biraz uykuya ihtiyacım var. *Esneme* Yorgunken köylülere önderlik edemem. İpeksi battaniyemde uyuma zamanı.
Reference · en_us
Why do the stupid peasants only view me as the "Baron"? He he he, let's see if he paid his taxes. Time to inspire the poor to earn denier! Do I have to talk to the common folk? As baron, I have to talk to my people, even if I don't want to.
Překlad · tr_tr
Baron olarak, istemesem bile halkımla konuşmak zorundayım. Neden o aptal köylüler beni sadece "Baron" olarak görüyor? He he he, bakalım vergisini ödemiş mi. Yoksulları dinar kazanmak için ilhamlandırma zamanı! Avam halkla konuşmak zorunda mıyım?
Reference · en_us
$name, my village has the best goods on sale! Hello wealthy traveller! Do you want to help watch the peasants $name?
Překlad · tr_tr
Köylüleri izlemeye yardım etmek ister misiniz $name? $name, köyümün satışta en iyi malları var! Merhaba zengin yolcu!
Reference · en_us
I need to make sure that the peasants did not mess something up. This building will bring profit to my village. Beauty is watching your village get wealthier. I know that Rome was not built in a day, but why is my architect being so slow? It's my job to make sure that buildings get built right. My architects usually do a good job, but I need to always check up on them.
Překlad · tr_tr
Mimarlarım genellikle iyi iş çıkarır ama her zaman onları kontrol etmem gerek. Köylülerin bir şeyleri batırmadığından emin olmalıyım. Bu bina köyüme kazanç getirecek. Güzellik, köyünüzün gittikçe zenginleşmesini izlemektir. Roma'nın bir günde kurulmadığını biliyorum ama mimarım neden bu kadar yavaş? Binaların düzgün yapıldığından emin olmak benim işim.
Reference · en_us
Time to become a strong man! I am old enough to work a job! I need a job now. My days of being a boy are over.
Překlad · tr_tr
Çocukluk günlerim sona erdi. Güçlü bir adam olma zamanı! Çalışacak yaşa geldim! Şimdi bir işe ihtiyacım var.
Reference · en_us
When I grow up I want to be a smith also. Or a soldier. Or a general!
Překlad · tr_tr
Büyüdüğümde ben de demirci olmak istiyorum. Ya da asker. Ya da general!
Reference · en_us
I want to fight someone! I want to play "Fight the Barbarian"! I will show everyone that I am big and strong! Time to play "soldier".
Překlad · tr_tr
"Asker" oynama zamanı. Biriyle dövüşmek istiyorum! "Barbarı Yen" oyununu oynamak istiyorum! Herkese büyük ve güçlü olduğumu göstereceğim!
Reference · en_us
I want to learn about God! Can God tell me about adults? How do I pray? I do not want to pray! I want to play instead!
Překlad · tr_tr
Dua etmek istemiyorum! Onun yerine oynamak istiyorum! Tanrı hakkında bir şeyler öğrenmek istiyorum! Tanrı bana yetişkinlerden bahsedebilir mi? Nasıl dua ederim?
Reference · en_us
Every powerful person needs to drink or they will die from the stress! As a soldier, I need wine, as a centurion, I need it even more. I need to relax, unwind, or else I will be useless when the barbarians come.
Překlad · tr_tr
Rahatlamam, gevşemem gerek, yoksa barbarlar geldiğinde işe yaramaz olurum. Her güçlü kişinin içmeye ihtiyacı vardır yoksa stresten ölür! Bir asker olarak şaraba ihtiyacım var, bir Strategos olarak ise daha da fazlasına.
Reference · en_us
Why did God make me a Strategos? Praying is an important part of Roman warfare. He understands the troubles Strategos have. My army needs answers from God!
Překlad · tr_tr
Ordumun Tanrı'dan cevaplara ihtiyacı var! Tanrı neden beni Strategos yaptı? Dua, Roma savaş sanatının önemli bir parçasıdır. O, Strategos'ların sorunlarını anlar.
Reference · en_us
Enough managing the soldiers! I need some sleep. Time to take off my armor and go to sleep. *Yawn* I cannot lead soldiers when I am tired. Everyone needs sleep, especially when you are a leader of a village.
Překlad · tr_tr
Herkesin uykuya ihtiyacı vardır, özellikle bir köyün lideriyseniz. Askerleri yönetmek yetti! Biraz uykuya ihtiyacım var. Zırhımı çıkarıp uyuma zamanı. *Esneme* Yorgunken askerlere önderlik edemem.